Bayburt’a Gönülden Tutkun Bir Adam: Alaaddin Koral
Alaaddin Koral bir ‘Gönül eri’dir. Hayat ona gösterebileceği her türlü yüzünü göstermiştir... Kah yoksulluğun soğuk yüzünü; kah görkemli bir lüksün nimetlerini!..
Fakat o hep aynı türkülerden gıdasını almış, Çoruh’un özlemini en küçük hücrelerinde dahi hissetmiştir...
Hiç ama hiç kişilik deformasyonuna uğramamış ve buna asla izin vermemiştir. O hep Bayburt-Dikmetaşlı Koral olarak kalmayı tercih etmiş ve bunu nimetlerin en büyüğü olarak telakki etmiştir...
‘Vatan sevgisi imandandır’ sözüne uyabilecek ne kadar aktivite ve icraat varsa onu Koral’ın şahsında görmek mümkündür. Bayburt denildiği zaman; zamanın dumura uğradığı; bütün akan suların durduğu bir andır Koral için!
Sayılı zenginlerin yer aldığı listelerde ismi hep geçmesine rağmen, hatırı sayılır yatırımları yaptığı istanbul’da ki müthiş itibarına bile aldırmadan; sırf Bayburt’a bir katkısı olsun diye, İstanbul’u terkedip Bayburt’ta soluğu alan bu şahsiyete acaba şapka çıkartılmaz mı?..
Maden işletmeciliği gibi ticari riski büyük olan bu yatırımı yaparken sadece kendi memleketine olan vefa ve hasret duygularının payı olduğu her halde gözardı edilemez.
Hatırı sayılır cirolarla iş yapan Koral Şirketler Grubu’nun kurucusu olan Alaaddin Koral; 1947 yılında Bayburt’a bağlı Dikmetaş (Aşağı Hayık) köyünde dünyaya geldi. Anne tarafı Konursulu olan Alaaddin Koral ilk ve orta okulu İstanbul’da tamamladı. Genç yaşta ticari hayatın gerçekleriyle tanışan Koral; sindire sindire, mücadele ede ede, büyük bir başarı öyküsününde yazarlığına soyunuyordu adeta...
Dede Korkut Şenlikleri’nde dile kolay 7 yıl ‘Ağa’lığı kimseye kaptırmayan; bulduğu her fırsatta Bayburt ile ilgili ne varsa orada hazır bulunan Koral Alaaddin renkli bir kişilik sahibi olduğu gibi, cömertliği ile de tanınan bir simadır.
Şahsi menfaatlerin hep ön planda tutulduğu; ‘Egoizm’ adına ne varsa cömertçe sergilendiği günümüzde, Alaaddin Koral’ın yaptığı icraatler, ‘Vatan’ ve ‘Memleket’ sevgisinin zirvesine doğru yapılan yolculuğa benziyor.
Eh!.. Bana burada düşen tek bir şey var; bu güzide insanı saygı ve muhabbetle yadetmektir...Temenniler ve dilekler bölümüne de şunu eklemeden geçmek her halde bu değerli insana haksızlık olur; ‘Mevla sana ve ailene uzun ömürler versin değerli insan; başarılarının devamını yürekten temenni ediyorum.’
Hazırlayan: Adnan Tokuç |