“Şirinsiz Ferhât, Leylâsız Mecnûn”
BAYBURTLU HİCRÂNÎ
Yayına Hazırlayan:
Taceddin Kayaoğlu
Kitap Fiyatı: 30 YTL.
Fide Yayınları
Alemdar Mh. Divanyolu Cd. No:22 Kat: 4 Sultanahmet İstanbul
+90 212 520.1227
Faks: +90 212 520.1228
editor@fidekitap.com
yazarla iletişim için
kayaoglut@yahoo.com
tkayaoglu@mynet.com
Kitabın
İÇİNDEKİLER Kısmı
1.
HİCRÂNÎ'NİN HAYATI
a- Doğumu ve Ailesi
b- Çocukluğu
c- Tahsili
d- Askerliği
e- Geçimi
f- Aşka Düşmesi, Mahlası
g- Eserleri
h- Sanatı
ı- Dili
i- Mizahî Kişliği
j- Hastalığı ve Vefatı
k- Şeceresi
2- HİCRÂNÎ'NİN ETKİLENDİĞİ ŞAİRLER
a- Bayburtlu Zihnî
b- Celalî
c- İrşadî
d- Emrah
e- Karacaoğlan
f- Sümmanî
3- HİCRÂNÎ'Yİ ETKİLEYEN MANEVÎ MİMARLAR
a- Dede Paşa
b- Ağlar Baba
c- Hacı Şaban Efendi
d- Abdulkadir Geylanî
e- Yunus Emre
f- İbrahim Ethem
g- Veysel Karanî
h- Diğer Manevî Mimarlar
4- HİCRÂNÎ'NİN ÇAĞDAŞI BAYBURTLU ŞAİRLER
a- Süleyman Ruhî
b- Hilmi Baba
c- Bürhanî
d- Esnanî
5- HİCRÂNÎ'NİN ETKİLEDİĞİ ŞAİRLER
a- Şaşkunî
b- İshakî
c- Mahmut Kırtan
d- Ahmet Aker
e- Dalgunî
f- Coşkunî
g- Firkatî
h- Şüphanî
ı- Cemal Aydın
6- HİCRÂNÎ'NİN ŞİİRLERİ
a- Şiirleri
b- Nazireler
c- Atışmalar
7- ŞİİR İNDEKSİ (Başlangıç mısrasına göre)
8- SON SÖZ
9- K A Y N A K Ç A
10- S Ö Z L Ü K
BAŞLARKEN
"Ey
Leylâ yaralı sîneler / Ey Hicrân yaralı Leylâlar"
Leylâ yarasından
Hicrânlara düşmüş, Hicrân bıçağıyla yaralanmış, Hicrân çöllerinde kalmış,
Hicrân tavasında kavrulmuş, Hicrân olmuş Leylâ harmanında savrulmuş, hayatını
Hicrânlar içerisinde geçirmiş, "Leylâ! Leylâ!" diyerek Mevlâsını
bulmuş, "söz ustası", "ehl-i dil", "Hak âşığı",
"Hicrânî" mahlasıyla müsemma Bayburtlu Hicrânî Baba'yı bütün
şiirleriyle siz sevenlerine takdim ediyoruz.
Bu eser uzun yılların emeğiyle husûle getirilmiştir. Şiirler mısra mısra
toplanmış, her şiir dikkatle elekten geçirilmiş, hayatı ve yaşantısını
iyi bilenlerden yılmadan, usanmadan defalarca sorulmuş, en sıhhatli şiirlere
ulaşılmıştır.
Hicrânî Baba'nın bugüne kadar bir adet bizzat kendisinin yayınlamış olduğu,
iki adet de diğer yazarlar tarafından yayımlanmış üç adet eseri bulunmakta
idi. Bunlar: 1- Kendisi tarafından yayımlanan, Kayseri Erciyes Matbaası
baskısı "Erzurumlu Hicrânî" (Kayseri 1957), 2- Araştırmacı yazar,
hemşehrimiz İlhan Yardımcı'nın yayınlamış olduğu "Bayburtlu Hicrânî"
(İstanbul 1968), 3- Rahmetli Sabri Özcan San'ın Kültür Bakanlığı yayınları
arasında yer alan "Âşık Hicrânî" (Ankara 1987) ismindeki kitaplardır.
Bu kitaplardan başka bir de Rahmetli A. Nevzat Karaoğlu ile Cemal Aydın'ın
uzun yıllar önce toplamaya başladıkları şiirlerden oluşan dört defter.
Zaten kitap haline gelen son iki eserdeki şiirlerin büyük bir kısmı bu
defterlerden verilmişti. Bu defterler 1984 yılında Mahmut Kırtan'a verilerek
elinizdeki eserin çalışmaları başlamış oldu. A. Nevzat Karaoğlu, Cemal
Aydın ve Mahmut Kırtan olarak başlatılan üçlü çalışma sonunda bütün şiirler
biraraya getirilmeye çalışıldı. Öncelikle mükerrer olanları tesbit edildi
ve fihrist yapmak suretiyle elinizde bulunan 772 şiire ulaşıldı.
Bu çalışmalarda Hicrânî'yi bizzat tanıyan, muhabbetlerine katılan, yirmi
yıllık bir gönül dostluğu kuran, aynı zamanda "Şaşkunî" mahlasıyla
da şiirler yazan A. Nevzat Karaoğlu'nun; Hicrânî'nin köylüsü, aile dostu,
Cemal Aydın'ın; Hicrânî'yi bizzat tanıyan, uzun yıllar birlikte şehir
şehir gezmiş olduğu, güzel sesiyle onu "deşme" gibi bir görevi
de bulunan Değirmencik köyünden rahmetli Müştak Keskin'in; Ahbunus köyünden
Hicrânî'nin şiirlerini ezberlemek gibi bir merakı olan rahmetli Yusuf
Aydın'ın; Bayraktar köyünden Tayyar Yıldırım'ın; güzel sesiyle Hicrânî'nin
şiirlerini söyleyen Danişment köyünden Refik Pınar'ın ve ayrıca ömrü müddetince
Hicrânî ile köy köy dolaşan, yöremizde de "Hicrânî'nin sırkâtibi"
olarak tanınan Bayburt'un Aydıncık köyünden Paşa Balcı (Karabey Balcı)'nın
hatıraları, şifâhî ifadeleri, işimizi son derece kolaylaştırdı.
On beş sene önce derlemesi tamamlanan bu çalışmanın yayını, çeşitli sebeplerden
dolayı tehir edilerek bugüne kaldı. Eseri toparlamak için yola çıkıldığında
akademik bir çalışma düşünülmeyip, halkımızın rahat anlayabileceği tarzda
şiirlerin hikâyeli olarak verilmesinin daha iyi olacağına karar verilmişti.
Tespit edebildiğimiz şiirlerin hikâyelerini aynen vermeye çalıştık. Keşki
mümkün olsaydı da bütün şiirlerin hikâyelerini tespit edip sizlerle paylaşabilseydik.
Bunun imkânsız olduğunu okuyucularımız ve özellikle Hicrânî'yi tanıyan,
bilen ve seven hemşehrilerimiz takdir edeceklerdir.
Şiirlerin söyleniş tarihlerini tesbit etmek ve bu sıra üzerine tasnif
etmek hemen hemen imkânsız olduğundan, biz başlangıç mısrasının ilk harfıne
göre sıralamayı uygun bulduk, bu dizilişi FİHRİST olarak gösterdik ve
aranılan şiire en kısa yoldan ulaşılmasını amaçladık. Ayrıca her şiirin
altına kutucuklar içinde bugün günlük yaşamda fazla kullanılmayan, şairimizin
duygu, düşünce ve ruh dünyasına ait terminolojiye âşinâ olmayan okuyucularımız
için küçük bir sözlük yaptık, bununla şiirlerin daha iyi anlaşılmasını
gâye edindik.
Halkın hafızasında ve elinde bulunan bütün şiirlere ulaştığımızı söylememiz
mümkün değildir. Ancak duyduğumuz her şiire ulaşıldı ve gerekli değerlendirmeler
yapılarak kitabımıza alındı. Buna rağmen Hicrânî'nin bir defterinin Adana'da,
bir defterinin de (Nörgah) Pazaryolu kazasında olduğunu bilmekteyiz. Bütün
çabalarımıza rağmen bu defterlere ulaşamadık, ancak şiirlerin büyük bir
kısmının bizde mevcut olduğunu biliyoruz. Diğer yandan şiirlerin defterlere
geçirilirken büyük değişikliklere uğradığını da düşünüyoruz.
Bugüne kadar şairimizin hayatı, sanatı ve şiirleri üzerine akademik bir
çalışma yapılmamıştır. Bu eser aynı zamanda üzerinde çalışma yapacak akademisyenler
için de bir "Kaynak eser" mahiyeti taşımaktadır. Büyük bir değer
olduğunu, yeteri kadar tanıtılamadığını düşündüğümüz HİCRÂNÎ'nin halkın
ağzındaki şiirlerinin unutulup gitmesine gönlümüz razı olamazdı, olmadı
da. Bütün gayemiz; hemşehrisi olmakla iftihar ettiğimiz HİCRÂNÎ BABA'yı,
yerelden ulusala, ulusaldan da uluslar arası bir alana taşımaktır. Gücümüzün
yettiği nispette bu işin takipçisi olmaya çalışacağız. Gayret bizden tevfik
Allah'tandır.
Eserin yayımlanmasında maddî ve manevî yardımlarını esirgemeyen Hicrânî
Baba'nın çocuklarından Veysel ve Mehmet TAŞTAN'a şükranlarımızı arz ederken,
ebediyete intikal eden aziz dost, güzel insan, şair A. Nevzat KARAOĞLU
(Şaşkunî)'na, hayatını Hicrânî sevdasına adayan, sınırlı imkânlarına rağmen
azminden hiçbir şey kaybetmeyen kıymetli ağabeyimiz Cemal AYDIN'a teşekkürlerimizi
sunuyoruz. Ayrıca, kitabın bir an önce ve eksiksiz bir şekilde yayınlanması
için bütün imkânlarını seferber eden Fide yayınlarının sahibi değerli
dost Feridun Terzioğlu ve bütün yayınevi çalışanlarına, Şairimizin en
güzel ve en tanınmış şiirlerinden birini Sendeki güzellik ey hüsn-i şikâr
/ Ne Âdem, ne âlem, ne cihanda var... (ki, bu şiir kapakta flu şekilde
görülecektir) Osmanlıca rik'a hattıyla kaleme alan Başbakanlık Osmanlı
Arşivi çalışanlarından değerli ağabeyimiz Dr. Mustafa Küçük'e, en başından
beri bizimle birlikte sarf-ı mesaî ederek kitabın bir an önce okuyucuyla
buluşması için çaba gösteren kadim dostumuz Cemal Meray'a, hiç de zamanı
olmamasına rağmen büyük fedâkârlıklara katlanarak kitabın lugatçe ve tashihlerinin
yapılması hususunda bizleri yalnız bırakmayıp büyük bir özveri ile çalışan
edebiyatçı arkadaşımız Özen Özkan hanımefendi'ye sonsuz teşekkürlerimizi
sunuyoruz.
Kitapta görülecek bütün kusur ve yanlışlar bizlere aittir. Bizim elimizden
ancak bu kadar gelebildi. Okuyucularımızın bizleri mazur göreceklerini
ümit ediyor ve kitabın ilim âlemine faydalı olmasını temenni ediyoruz.
Hicrânî Baba’nın son dönemlerine ait bir resmi

Copyright © CanBayburt.com All Rights Reserved.
|