Sehit Osman Türbesi
Sehrin batisinda Sehit Osman tepesinde bulunan her iki türbenin Saltukogullari’na
ait oldug seklinde görüsler mevcuttur. Buna göre türbeler Saltuk kumandanlarindan
Mengüç Gazi’nin kardesi Osman ve kizkardesine aittir. Üzerlerinde bulunan
kitabeler çok silik oldugu için okunamamaktadir. Sehrin batisindaki kayalik
tepeye adini veren bu türbeler sari tastan yapilmis olup tas isleme sanatimizinin
güzel örneklerindendir.
ŞEHİT OSMAN TEPESİNDE BULUNAN TÜRBELER
ANONİM TÜRBE 1:
Tepede büyük bir simetri içinde bulunan türbelerden bahsedeceğimiz Şehit
Osman türbesi diye adlandırılır.Üstü açık ve harap bir durumdayken son
yıllarda yapılan onarımlarda konik külahla kapatılıp yenilenmiştir.
Türbenin dış cephesinin oturmalığında dışarı taşkın bir sıra taş kullanılmıştır.Güney,kuzey
ve doğu yönünde oldukça küçük tutulmuş üç pencere yapıyı aydınlatmaktadır.Üst
üste üç silme konuk külahla geçişi sağlanmıştır.Dikdörtgen bir form gösteren
ve dış hafif bir çıkıntı yapan taç kapısı çıkış merdivenleri yıkıldığından
yüksekte kalmıştır.Tamamen düz yüzeylerden oluşan kapı çerçeveleri içeriye
doğru kademelenme göstermektedir.Kesin köşeleri yumuşatan yuvarlak oldukça
küçük tutulmuş içleri de benzeme alanına katılmış dört sıra mukarnas yerleştirilmiştir.
Yapının içinde eski bir mumyalığı olduğuna dair herhangi bir bulgu yoktur.Gayet
düzgün sade bir işçilik gösteren türbenin mihrabının iki yanında mukarnaslarla
süslü sütünceler yer almaktadır.Taş kapıdaki gibi yuvaları küçük tutulmuş
ve benzeme alanına katılmış beş sıra mukarnaslı mihrap küresel bir örtü
ile nihayetlenir.Üç sıra duvar örgüsünden sonra içeriye doğru girinti yapan
taşlar büyük ihtimalle türbenin iç kubbesini oluşturuluyordu.Mihrabın yüksekte
kalmış olması evvelce bir mumyalığın olduğuna işaret sayılabilir.
Yapıda malzeme olarak düzgün kesme taş kullanılmıştır.Yörede halen kullanılmakta
olan malzeme Bayburt kalesinde de karşımıza çıkmaktadır.Taş üzerinde işlenmiş
bazı usta işaretleri dikkat çekmektedir.
Plan bakımından silindirik gövdeli konik külahlı türbeler İran da Selçuk
öncesi çağından beri tanıdığı halde (Ratkan Nika 1016-1021 Rezget 1009-1010)
Anadolu da ilk örneklerine Ahlat ta rastlıyoruz. '' 1279/80 tarihli Hüseyin
Timur Asan Teğin ve 1281 tarihli Bugatay Aka-Şirin Hatun kümbetleri oturmalıklarının
üst köşeleri pahlanarak on iki gen planlı bir kaide hazırlanmış,bunun üzerine
konik külahlı silindirik gövde oturulmuştur.'' Kemah ta Togay Hatun (XIV.yy)
ve Kayseri de Sırçalı Kümbet (XIV.yy ortaları) silindirik gövdenin genel
formasyona daha hakim olduğu örneklerdir.Erzurum daki Cimcime Sultan Türbesi
ve Üç kümbetler diye anılan türbelerden bir tanesi bu grubun birbirine
çok benzeyen iki örneğidir.İkisi de kitabesiz olan bu eserler İlhanlılar
devrinde muhtemlen XIV. yy da yapılmış olmalıdır.
Anonim Türbe 1 in bir Arapça kitabesi taç kapının sağ üst köşesinde beyaz
bir taş üzerine oyulmak suretiyle yerleştirilmiştir.çok silik olduğundan
bugün okunamaz durumdadır.İşin başından hata yapan Gülyüz Akagün saltuklulara
ait olduğunu düşünerek hiçbir delil getirmeden yapıyı XIII.yy tarihlemektedir.Ancak
geç dönem özelliği olarak sayabileceğimiz unsurlar türbede mevcuttur.Şöyle
ki taç kapının boş yüzeyleri buna karşılık mihrap da dahil mukarnas sistemlerinin
çok küçük tutulması ve içlerinin de benzeme alanına katılmış olması geç
özellikler olarak sayılabilir.Yapı bu durumuyla ölçüleri silindirik gövde
yapısı dekorasyonu ile XIV. yy ilk yarısına tarihlenebilir.
ANONİM TÜRBE 2.
Anonim türbe 1 den birkaç metre uzakta inşa edilmiştir.Farklı plan gösteren
bu yapıda son onarımların izlerini görmek mümkündür.Kuzey-güney yönünde
eğimli bir araziye yerleştirildiğinden bir kesimi toprak altında kalmıştır.
Kare alt yapıda sekizgen gövdeli olup sekiz yüzlü piramidal bir çatı
ile örtülüdür.Üst örtü ile gövdenin boyları birbirine eşit şekilde tutulmuştur.Tepesinde
dairevi topuz gibi bir taş alemi bulunur.Dört ana yöne açılan dört pencere
yapıyı aydınlatmaktadır.Bunlar son derece küçük tutumlarıyla dikkat çekmektedir.
Hiçbir mimari özelliği olmayan yuvarlak kemerli kapıda içeriye giriş sağlanmıştır.Bugün
için türbenin mumyalığını birleştirmek güçtür.Güney duvarına yerleştirilmiş
anıtsal mihrap yarım silindirlik bir niş biçimindedir.Üzerinde hiçbir bezeme
elemanı yoktur.İçteki kubbeye küresel tromplarla geçilmektedir.Sekizgen
alt yapıda kubbeye geçişi sağlayan küresel tromplar çok aşağıdan başlar
ve kubbe eteği ile arada geniş bir mesafe bırakır.
Malzeme olarak kesme taş olarak kullanılan türbede tek bir bezeme elemanına
dahi yer verilmemiştir.''Kübik bir gövde üzerine kümbet şeklinde adeta
ikinci bir gövde gibi örtü sistem olan türbede ilk örnek XIII.yy II.yarısına
tarihlenen Amasya Gök Medrese bitişik türbedir.'' Bu tipin ikinci türbesi
ilk kuruluşu bilinmeyen 1274 M. tarihli Konya Mevlana Türbesidir.Bayburt
taki Anonim türbe II.Akşehir Seyyit Mahmut Hayrani ve Sivas Güdük minare
türbesiyle ölçüleri bakımından karşılaştırarak XIV. yy sonu yahut XV.yy
başına verilebilir.
|